Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği
Radyoloji Teknisyenlerinin Başlangıç Noktası
TÜMRAD-DER © Webmaster: info@tumrad.net
Web Sitemize HOŞGELDİNİZ.
TÜMRAD-DER
Tel: 0 544 788 04 96 - 0 505 935 98 21 - Fax: 0262 331 86 54
Yazışma Adresi:P.K. 36 41001 / KOCAELİ
Osman TETİK
Radyoloji Teknisyeni
Eskişehir İl Temsilcisi
Dünya Radyoloji Gününde, Türk Radyoloji Teknisyenlerinin Durumu
Öncelikle kısa bir geçmişten günümüze doğru gelelim ki, bugünkü halimiz daha iyi ortaya çıksın.Radyoloji ile ilgili okullar açılıncaya kadar, hastane personelinden (genelde yrd. Personel) seçilen kişiler, usta-çırak yöntemiyle teknisyen olarak yetiştirilmekteydi. Dolayısıyla bu kişiler, önceki işlerine göre çok daha iyi olan bu görevde kalmak için verilen her görevi koşulsuz yapmak zorundaydılar. Yoksa temizlik, hastabakıcılık gibi eski işlerine hemen iade edilirlerdi.Hastane Yönetimi ve Radyoloji Uzmanları 90 lara, hatta 2000 lere kadar hep bu rahatlıkla geldiler.Ta ki okullu teknisyenler işe başlayıp, haklarını da aramaya başlayıncaya kadar.
Teknisyenler, “Uzman tarafından yapılması gereken özel bilgi ve tekniği icap ettiren grafiler, tüm skopiler, skopi ile ilişkili grafiler” dışında kalan görevlerini yapmaya başladıkça, hastane yönetimleri ve özellikle Radyoloji Uzmanlarının rahatı kaçmaya başladı.Sağlık Bakalığına ait hastanelerin büyük bölümünde “Uzman tarafından yapılması gereken” radyoloji hizmetleri özel sektörden karşılanmaya başlandı.Uzmanlara ne kaldı ? Tabi ki hiçbir radyasyon riski bulunmayan Ultrason çekimleri ve gerek duyulursa birkaç filme rapor yazmak.Ama tüm uzmanlar, “yıllık alınması muhtemel dozun 3/10 u dışında kalan ve radyasyon alanı olamayan” bölümlerde çalışmalarına hala günlük 5 saat çalışıyorlar ve “fiili hizmet zamlarını” da tıkır tıkır alıyorlar.
Skopi hizmetlerini kadrolu teknisyenlerine yaptıramayan Hastaneler, bu hizmeti Radyoloji uzmanı yerine temizlik yada sekreterlik kadrosunda gösterdikleri kişilere yaptırıyor.Tüm doktorların “üç aylık bir kurs sonunda” Radyoloji uzmanının görevlerini yapabilecekleri yasada açıkça belirtilmiş olmasına rağmen.
Bakın Sağlık Bakanlığı bir radyoloji teknisyenini nasıl görüyor “…..2/1807 sayılı Nizamnamenin 21 ve 24. maddelerine yada bu konuda alınmış İdari Mahkeme kararlarına dayandırılarak günde 5 saat mesai yapılmakta ve yıllık izinleri yanında, bir ay (4 hafta) da şua izni kullanılmaktadır. Şua izni, 657 sayılı DMK’nun 103. maddesinde de yer almış ve radyasyonla çalışan kişilere, yıllık izinlerine ilave olarak bir ay şua izni verileceği öngörülmüştür (mevzuatın çıktığı 1930 ve 1960’lı yılların şartlarında ve teknolojisinde 8 saatlik mesai uygulanmışken; radyasyon sızdırmayan güvenli makinelerle, radyasyon ölçümlerinin yapıldığı dozimetrilerle ve onlarca personelle, günde 5 saat mesai yapılmasını, yılda ayrıca bir ay şua izni kullanılmasını, yerine göre süt takviyesi yapılmasını anlamak mümkün değildir).
Dünyada, ülkemizin ekonomik şartlarına sahip ülkelerde yıllık iznin 10-15 günü geçmediği bilinmekte iken, söz konusu alanda görevli 10.000’i aşkın sağlık personelinin hiçbir hukuki ve sağlık gerekçesi olmadan, günde azami 5 saat (fiilen çalışılan süre bunun yarısı dahi değildir) çalıştırılması, ayrıca yıllık izne ilave olarak bir ay daha şua izni kullanması, hatta bu personelin istisnasız olarak fiili hizmet zammından yararlanması inanılır gibi değildir….”
Bu sözler Sağlık Bakanlığı Başmüfettişi Nevzat KOÇ’ un 2003 yılında yapmış olduğu denetlemeler sonucunda hazırlamış olduğu raporda geçen sözlerdir.
Bahane mi? O da hemen hazır “1930 larda hazırlanmış olan yasanın güncelliğini yitirdiği”
Peki uzmanlara bu kadar kıyak yapan bakanlık teknisyenlere ne haklar kazandırmış;
---Teknisyenin çalışma saatini, 5 saat yerine 9 saate çıkarmış,(Danıştay iptal etmese bugün 9 saat çalışıyor olacaktık.)
--- Şua izinlerinde döner ödemesini, ek ödemenin adını “performans olarak değiştirip, kaldırmış.
---Yıllık, şua, hastalık izni gibi hallerde, fiili hizmet zammı ödemesini iptal etmiş,
…..
Sevgili Atam, senin “Gençliğe hitabeni” biraz değiştirirsem bana kızma ne olur…
Ey Türkiye’nin radyoloji çalışanı, işte tüm bu ahval ve şartlar içinde dahi vazifen, Radyoloji hizmetlerini ilelebet yükseltmek ve yüceltmektir.Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki radyasyonlu kanda fazlasıyla mevcuttur…
Ne mutlu Radyoloji teknisyeniyim diyene…
İşte 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü'nde Radyoloji Teknisyenlerinin hali….SAYGILARIMLA.